|
Şu an 3.12. 2010 tarihinden beri Almanya’dayız. Aslında bazı sene her yıl, bazen de emekli olmam nedeniyle iki yılda bir bu diyarı gurbeti gelip görüp ilaçlarımızı da alıp döneriz, bu sene yine öyle olacak… 27.Mart 1969 Almanya’’ya ucuz iş gücü olarak gelen Türkiye li birisi olarak bir anımı dostlarla paylaşayım istedim… Karlı kışı sert, Aralık ayının ikinci haftası olacak. Bir müzik meslek okulunun düzenlediği gösteriye gitmem soruldu. O gurupta 9 yaşında torunum ‘’İlke Can’’ da grupta ditarıyla sahne alacak dendi … Çocuklar gelir misin dedi? Ne demek, hem de sevinerek dedim. Oğlum Derviş aldı bizleri, arabasına yol ve sokaklar malum, medyada da duyurulduğu gibi alabildiğine kar. Derviş döne döne vardı ki, orası 1978 den önemli bir anım olan tiyatro salonu… Yıl 1978. 14 Nisan ‘’Baba Mahsuni’yi konser için davet edip hazırlattığım Delmenhorst’ un modern tiyatro salonu… Siz olun da durup dalıp duygulanmadan edin, oturup elinizi çenenize atıp ‘’ta o saatlere gidip dönüp gelmeyin… Bulunduğumuz il Almanya’’nın ‘’Bremen, Oldenburg, Osnenbrük üçkeninde yeşil ve 3 bin den fazla Türkiyeli nin de yaşadığı 80 Bin nüfuslu ‘’Niedersaksın Eyaletine bağlı şirin bir il, ‘’Delmenhorst… Burada ilk olarak bir Türk derneğini hemen ondan bir yıl önce, 1977 de biz kurmuştuk… ‘’Delmenhorst Ve Çevresi Türk İşçileri Derneği ‘’DTİD’’ Her neyse, ilk başkan olarak da ben görevdeyim… Dedim ya, 32 yıl evvel, 1978 2, Milliyetçi Cepe’’nin iktidar yılları, yani, Türkiye de kardeş kavgasının uykuları haram ettiği dönem… Baba Mahsuni’ nin On Bir kişilik kadrosuyla o geceyi biz bize sofra sohbetiyle uğurladık, ikinci akşam saat 18.00 de Büyük Ozan Mahsuni Babayı etraf bazı illerden de gelip sabırsızlıkla bekleyen büyük bir kalabalık la salonu doldurduk… -Baba Mahsuni, Aşık Ali Nurşani, A.Rıza Aslan doğan, larla odasında vereceği konserin hazırlıklarını yaparken ‘’Ben o sahnede işte o dönemin MC sini anlatıyorum… Neler neler, hangi aydın cana kıyılmadı ki o yıllar? Ülkenin çağdaş bir hukuk devleti olmasının önünü kesip kardeş kavgasını ateşleyenlerin 12 Eylül e davet hazırlıklarını yaptığı kötü yıllar… Bremen ve çevresinden katılan Mahsuni hayranlarının salonu şişiren o coşkuları gözlerimin önüne gelip yüzlerimi ıslatıp ıslatıp gitti… İzleyicilerden pazarlanıp getirilen arda kalan ilk kuşaktan şu günlerde deyim yerindeyse çıra da yaksa adam zor bulabilir… - 2. Ocak 2011 o gün Delmenhorst da Türklerin 1970 yıllarında adını ‘’Hürriyet Spor’’ koyup kurdukları kulüplerini ziyaret ettim. Sadece sağlıklarına gerekli olan ilaç ihtiyaçları için bağlanıp kalan 50 kadar ‘’çoğu emekli’’ insanımızı masalarına kapanmış kağıt oynarken selamladım… Aha da geldi diyenler oldu. Eh işte, geride bırakılan 50 yıldan tek kelime bile dilimize getiremeden, ‘’filan öldü, oda öldü, bu da öldü’’ leri konuşup anmakla geçti birkaç saatimiz… Rahmetle andığımız o insanlarımızdan çoğu, ağır iş koşullarında yıpranıp, ya da kaza kurbanı olarak yaşama erken veda edenlerdi… -Kimlerin umurunda ki, işte büyük devlet dedikleri ülkenin kendi insanlarıydı bunlar. .. Ucuz iş gücü alın götürün kemiği bizden, demekten öteye, kuruş kuruş ‘’alın teri karşılığı birikimleri’’ tamı tamına 50 yıldır, içi boş vaadlerle ‘’vatan millet Sakarya’’ deyip ellerinden alındı… Şimdiyse, İkinci kuşak da yaşlandı, geriden gelecek olan her kuşakta anlaşılan Türkiye’’nin değişmez emek sömürme politikalarına malzeme olmaktan yakayı alamayacaktır…
-Konsolosluk pasaport harçlarını yine artırmış. Hay sağ olalar dedim, tamı tamına ‘’yarım asır’’ bu insanları soydukları demek yetmedi… -Almanlar bu harç alma olayını kaldıralı tam 32 yıl oldu. Deniz Feneri denen örgütün soygunu, devletin bu garibanların sırtından soyduklarının belki de en küçüğüdür diyebiliriz…
Saygılarımla.
|