Bitmeyen Alevi Ötekilerliği PDF Yazdır e-Posta
Köşe Yazarlarımız - Alirıza Uğurlu
AKP nin farklı inançlara 1400 yıl önce Emevi İsalam anlayışıyla yaklaştığı ta başından anlaşılmış olmalıydı. Açılımlar deyip o toplantılara katılanların bu öğretiyi ne kadar kavrayabildiklerini ve AKP yi de ne ölçüde anlayabildiklerini işin ta başından keşfetmiştik.
Cem Evlerini Devlet’in kontrolünde Baş Bakanlığa bağlı yasal duruma getirilmek istendiği resmi ağızlardan duyuluyor…
Doğruysa konu anayasa mahkemesine gidecek demektir. Bir ülke Anayasasında laiklikten söz ediliyorsa, AKP iktidarının bu tutumu hukuksuzluk olarak düşünülecek elbette ki…Emeviler, Abbasiler ve Osmanlıda da, Yavuz la da başlatılan katliamlar cumhuriyet döneminde bile henüz kınanmamıştır, aynı zamanda ülkenin bir çok mahalle ve sokaklarına’’ Sultan Beylide olduğu gibi, alevi mahallesine o katilin adı AKP li Bel. Başk. Tarafından inadına konmuştur…
AKP bir hükümle Alevi Ve Bektaşileri kontrol da tutmak için o yasayı çıkarma çabalarına soyundu anlaşılan. Tarih geçmişte Alevi ve Bektaşilere yapılan zor ve zulmün hepsine şahittir, İlerde bu tip dayatmalara da şahit olacaktır elbette…
Emevilerin ‘’Haz. Ali ve Haz. Hüseyin taraflarını bitirme niyetleri AKP ile de, benzer bir yöntemle asimile etme çabaları sonuç getirmediği için, ’’ötekiler olarak ‘’çıkacak olan o yasayla’’ takibe alınacak demektir…
19 Kasım 2010 günü İzmir’’de Alevi Bektaşi Federasyonun koyduğu eylem AKP iktidarının açık bu niyetine karşı bir hareket olsa gerek.
AKP iktidarı köşe dönme pahasına tek meseple sistemini korumak ve bile bile bu haksız ayrımcı dayatmaları sürdürmekte kararlı görünüyor. Ancak, oluşacak ‘’demokrat laik bir hukuk sisteminde, Alevi Bektaşi ve diğer inanç kurumları ‘’dünya hukukuna da dayanarak’’ istedikleri ve inandıkları gibi yaşama devam edecektir…
Özgürlükler adına, ‘’Cem Evleri’nin Aleviler için ibadete açık tutulması konusunda AKP nin kapısına aslında varılmamalıdır. Aleviler dua etsinler ki, Dünya nın güçlü medyası ve insan hak ve hukukundan söz edildiği ‘’şu zaman sayesinde’’ ayaktalar ve biz de varız deyip örgütlendiler.
Bir ülkenin ‘’Laik demokratik hukuku önünde, ‘’böyle değil de şöyle ibadet edeceksiniz’’ deyip inançlar üzerinde nasıl bir pazarlık edilebilir ki?
Görünen o ki, AKP’nin ürettiği ve çoğalttığı ‘’ilkel yapılanma’’ tarikatların yanında okullara kadar da etkili ve sistem desteklidir…
Bu yapının içinde, ‘’demokratik hoş görü anlayışını AKP den beklemek yerine, ülkenin içinde bulunduğu ‘’tabulaşmanın kırılması için’’ her demokrat yurttaşa önemle iş düşecektir.
AKP nin 2002 de iktidar olduğu tarihten bu güne dek, ülke genelinde icraatları ortadadır, bizlerin bilmediklerini muhalefette olan ‘’küçük ve büyük tüm partiler, AKP politikalarını yerinde takip etmekte ve kamu oyuyla da her fırsatta paylaşmaktalar…
Bir örnek verecek olursak, ‘’Arguvan Yoncalı Barajı, çalışmalarını iktidar oldukları 2002 de durdurdular, 2010 Ekim sonlarında yetkili bakan şöyle bir açıklamada bulunuyor.
‘’Mütaitlerle fiyat konusunda aramızda sorun var’’ Soruyoruz, Türkiye genelinde yapılan ihale ‘’sayıları ne kadarsa’’ şimdiye dek bu tip iş anlaşmalarında sorun var hiç demediniz.
Öyleyse.Arguvan Yoncalı Barajı bitirme konusunda açıklamalarınız ne kadar inandırıcı olabilir ki?
Aleviler Ve Bektaşi’ler kültür ve inanç birliği olarak Baş Bakan’a bağlanacak denmiş ve onunla ilgili kanun çıkarma hazırlıkları da varmış… Alevlerin öğretisinde bağlılık ve bağımlılık olmadığını ve Alevilerin bu dayatmalara da teslim olmayacakları kesindir ve bilinmelidir diyoruz…
Alevi ve Bektaşilerin talepleri ülkede eşit yurttaş olma taleplerdir ve Laik bir hukuk devletinde yeri olmayan talepler asla değildir…
AKP iktidarı ya anayasanın Madde.2 hakkında düşündüklerini Alevi ve tüm demokratlara açıklayacak, yada Madde 2 nin ön gördüğü özgürlüklere kapıları sonuna kadar açmak zorundadır diye düşünüyoruz.

Saygılarımla.
 

Yorum Yap


Security code
Kodu Yenile