|
Köşe Yazarlarımız -
Alirıza Uğurlu
|
|
Gecmisten devraldigi “kan kokan, vurguncu yapiyi” 2009 - 2010'a devretti. Bu yillari pes pese kovalamis olsak bile, insanligin basina acilacak “bin bela” yeni dünya düzeninin hesap ve pilanlarinda yatmaktadir. Genelde yasami emegine dayali insanlar, yeni yila hep” gecmisten esinlenerek” kaygilarla girecektir...Yeni dedigimiz yil yeniliklerle gelecek diyebiliyor muyuz? Aslinda öyle baslanilmalidir diye düsünüyorum... Ancak, Dünyanin tadini tuzunu bozan sisteme karsi gecmiste ne yapildi ki? Onca belalarin sistem sözcüleri 2010 da yine is basinda olacaklar. 2008-2009 larda, ola ola “ Buss”a Irak ta, IMF sözcüsüne Istanbul´da ”iki yada üc ayakkabi” firlatildi... Belli bir kesim “Muntazar ve üniversteli genci” alkislamakla yetinip kaldi. Dünya da yasamanin tadini tuzunu yakalamak icin, örgütlü karsi bir güc görünürde olmadigi icin, o “iki yigit” her seyi göze alarak bireysel de olsa, o dikkat deger eylemi gerceklestirme cesaretini gösterdi... Hele de 2008-2009 Türkiye”de, emekci kesime etmedikleri ne kaldi ki? Üreten emekci örgütler demokratik toplu talepler karsisinda, her dönem sorumlu iktidar yerine, kolluk güclerinin zoruyla karsi karsiya getirildi... Anayasal kurumlari olusturulmus bir hukuk ülkesinde arz ve taleplere “zorla sopayla” karsi cikiliyor. Güya ki, burasi anayasal laik demokratik bir huku devleti. -Yargi yi hice say. -Anayasayi rafa kaldir. -Cogulcu bir mecliste yürütme görevine getirilmeniz karsisinda, sizi oraya koyan Halk muhalefetini adam yerine koymayacaksiniz, kolluk kuvvetlernin korumasiyla ülke yönetmeye soyunacaksiniz. Kimlerin hesabina, nerede ve nasil kullanilacagi anlasilmayan bir demokrasiden durmadan da söz edeceksiniz... Hani, ülkenin gelecegini bu günlere hazirlayan birileri vardi ya? -Yollar yürümekle asinmaz, -Bana sagcilar suc isledi dedirtemezsiniz. -Benim memurum isini bilir, diyenlere vefa borcu ödemek ve ruhlarina fatiha okumakla meskulsunuz efendiler...
Zamaninda kit mallarini özellestirmeye” bu günlerin gelecegini bilerek” evet diyebilen muhalefet ise, simdi tekel direniscileri önünde “iki yüzlülülük” sergilemis olmuyorlar mi? Görünen o ki , bir avuc ”iskalci isbirlikci zorba” mutlulugu gasp edip, koca dünyayi yuvarlayip cekip üstüne oturdu. Bir de kriz yaygaralari ile, acligin kol gezdigi ve meydanlarda kavgalarin kuruldugu su günlerde, yalakalar bu oyunlarin bas cekeni “Obama”ya baris ödülü verdi... Bir yazimda “savasciya baris ödülü ” diye yazmistim... Yani, “persembenin gelisi carsambadan anlasilabiliyor... Yeni Dünya düzeniyle, insan degerinin ayaklar altinda ezildigine dair denilecek o kadar söz var ki... -Türkiye, bir sefer laik degil... -Türkiye, bireylerin kendini ifade edcegi” cagdas demokratik haklari dagitan bir hukuk devleti hic degil... Öyleyken ne yazik ki,, emekten yana cagdas karsi bir örgütlenmeninde gücü ortada. Geri dönüp ülkemize bir baktigimizda görünen o ki, ümit ve sevinclerle dopdolu kurulan ” cumhuriyet”in ilanindan günümüze dek, sürdürülen ters yönlü politikalarla gelinen su noktada, hele de sosyal kesime yapilanlar yetmezmis gibi,” herkesi oldugu gibi degil de, kendi hazirladiklari kiliflara sigdirma adina, yapilarina uygun” calistaylar atayarak, zamana oynamaktalar. 2009 u ”Dünya halklari olarak” hicte yüz akiyla gönderemiyoruz Şu günlerde 2010 yili herkes tarafindan “baris, saglik ve huzura doguru deyip, “umutlarla temennilerle karsilandi ve kutlanacaktir. Ben Kendim de, Insan laik oldugu degerleriyle konmasi gereken yerden el tersiyle itildig su sistemden, kurtulusun habercisi olsun dileklerimle, 2010 yilini, tüm dünya aleminin bekledigi yil olsun dileklerimle cani gönülden kutluyor saglik ve huzur icinde gecirilmesini diliyorum.
Saygilarimla.
|