İş içinde işler!!! PDF Yazdır e-Posta
Köşe Yazarlarımız - Alirıza Uğurlu

Yasama Yargı Yürütme ve bunlara bağlı kurumlarıyla anayasal çoğulcu bir hukuk devletinde ‘’İş içinde işler’’
- İrtica
Çetecilik
Rüşvet
İltimas
Terör
Yolsuzluk
---
İşsizlik
Eğitimsizlik
Sağlık
Konuk
Geçim
Ulaşım
Kazalar, Bunları bir hukuk ülkesinde yüz yüze yaşamıyor muyuz?

Seksen kusur senedir hükümet edenlerin üst üste koydukları bu sorunlara alışıldı mı dersiniz?
Baş yazıdan da anlaşılacağı gibi, sorunun yanıtı ‘’İş
İçinde İşler’’ der çıkarsınız!!!
Bir bakarsınız seçim gelir ağızlar açıla bildiği kadar açılır ve seçim biter bir daha ki seçime kadar ‘’bir sürü fakir - karşılığı birkaç zengin’’ çıkar açılır pazarlara …
Yine bin bir türlü bela ve bir o kadar sorun…
Kim kim için, koşar koşturulur ‘’Soyut gündem - hantal icraat – örgütsüz sessiz sedasız toplum ’’ Bu tip ülkelerde kağıt üzerinde hukuksal anlamda yazılar olsa bile, yasalar kimden yana çalışır? Bir ülkede çözüm bekleyen sorunlara çözüm aranmıyor ve sebebi de sorulmuyorsa, kimse kimsenin gözünün içine içine bakmasın boşuna…
Yıllardır bazı politik guruplar tarafından ‘’Mecliste dokunulmazlıklar kaldırılsın’’ dendiğinde, hayır diyenlerin canlarına mı dokunulacakta karşı çıkılıyor? Öyle ise kuşkular olacaktır elbette.
Vatandaş bir simit çaldığında onun başına çullanılacak, vekil fırını omuzlayıp eve taşımışsa ona dokunulmayacak, onu yasalar ‘’çalmışsa da kaçırmışsa’’ da koruyup kollayacak denmekte. Böylesi bir uygulama ‘’ çoğulcu demokratik parlamenter yapıda mı?, yada soylular soysuzlar hukukunda mı kabul görmüştür?
Ülkemizde tartışılan açılımlar ‘’İ
nsan hak ve özgürlüklerini konu almışsa’’ bir dünya hukukuyla sisteme oturtulup hayata geçirilmelidir. Bu iş ‘’dil, din, ırk, kavgasıyla çıkar çevrelere malzeme edilmemelidir. İnsan doğasında, doğduğu anada olduğu gibi, yaşam hakları ile doğar, Dil bir araçtır, Din bireyin kendine özgü kanaat ve karar verme olayıdır.
İnsan beyniyle ve emeğiyle gelişen ve üretilen araç ve gereçler, insan yaşamına katkı ve ihtiyaca göre değil, kar amaçlı piyasaya arz edilmektedir.
Değişen bir dünya diyoruz, ne yazık ki değiştirilmiyor. Sistemde siyasiler ‘’göz kırparçasına kaş oynatarak sinsice sahnede oplayıp sıçrıyorlar, birilerinin cepleri kabartılınca yüz binlerin de kemeri alabildiğine sıktırılmaktadır.
Cumhuriyetin 86 kuruluş yılı kutlanırken anayasasında Mad 2 – açık ve farklı tarifi yapılmış ’’Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, İnsan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik, ve sosyal bir hukuk devletidir, denmektedir. Eller vicdanların üzene konmalıdır, insanlara kıyılıyor, insanlık perişan. Devlet herkesin, herkes de devletindir, hukuku da herkes için vardır ve uygulanmalıdır da… İş içinde işler demekten sıyrılıp,
çağdaş huzurlu daha da insancıllaşması ve demokratik laik paylaşımcı kavramlarla taşlanması dileğimle Cumhuriyet Bayramımızı yürekten kutluyorum.

Saygılarımla.

 

Yorum Yap


Security code
Kodu Yenile