Tek kelime ile ayıptır denmeli PDF Yazdır e-Posta
Köşe Yazarlarımız - Alirıza Uğurlu

Senenin Nisan ayında Malatya ‘’Hekimhan Devlet Hastanesinde’’ belki de Hekimhanlı hemşerilerimizin hiç de kabullenemeyeceği bir olay vuku buluyor. Olaydan tamı tamına 5 ay sonra çirkin bir ‘’Emevi İslam’’ anlayışının mahkemelik olduğunu öğrendik. Hastanenin Müdürü ‘’Nazım KURT’’ kurumun eski aşçı başı S. ‘’Osman KESKİN’ e iş arkadaşı ‘’S.Semanur TAKMAZ’ Hanımın mutfak işlerine yaklaştırılmamasını ister. Sebep? Semanur Alevi dir ve Alevilerin elinin değdiği yenmez demiş. Müdür aynı talimatı yeni aşçı başı ‘’İbrahim GÜR’ e de veriyor ‘’Alevilerin elinin değdiği yenmez, o kadını başka işlerde çalıştır’’ İbrahim Gür Semanur hanıma ‘’sen elini yemek işlerine vurmayacaksın, başka işlerde çalışacaksın der’’. O da ne oluyor dendiğinde?, aralarında tartışma çıkar, Semanur Hanım’a satırla saldıran İbrahim GÜR Semanur Hanımı elinden yaralar ve Semanur hanımın satır yarasına dikiş atılır ve 25 gün çalışamazlık raporu verilir. İşin diğer üzücü bir yanı, iki şahit ‘’Osman KESKİN ve memur Sadık ÇAVUŞ’’un Nazım KURT aleyhine ifade vermesine rağmen ilçe kaymakam Vekili S. ‘’Sabri UZUN’’ tüm hastane personelinin ifadeleri birlikte değerlendirilmelidir, der ve Nazım KURT hakkında işlem yapmama kararı alır.

Hani Sayın Baş Bakan ve tüm kadrosu ile Türkiye’de ‘’Demokratik Açılım’’ yapıyoruz, dedi ve sözlerini sık sık da tekrarlar ya … Konu mahkemelik olmuş. Semanur Hanım’a ‘’Müd; Nazım KURT - Baş Hekim Fatih BİROL Ve Temizlik işleri patronu Raif KARAKUŞ‘’ davandan vazgeçmezsen işten çıkarılacaksın’’ derler. Dedikleri olmayınca bayan işinden çıkarılır.. . İşte memlekette hiçte hoş olmayan can sıkıcı bir olay. Bu zihniyet çoğaltılan tarikatlarla ne yazık ki gün be gün daha da artmaktadır. Alevi düşmanlığıyla vicdanları kirlenen bu kişilerin kurumların başına kadar getirilmesi ve korunması karşısında hükümetin demokratik açılım sözü ne kadar inandırıcı olabilir?, bilemiyoruz…

Olay 5 ay kamudan gizlenmesi sonucu yörede iç içe yaşayan Sünni ve aleviler arasında elbette ki değerlendirilmelidir… Ülke nüfusunun 1/3 ni oluşturan alevi insanlar bu gün değil, geçmişte olduğu gibi günümüzde de, Sünni ağırlıklı iktidarlar döneminde benzer suçlamalarla aşağılandığı inkar edilebilir mi?Bu gün ‘’29 09 2009’’ yine bir Alevi çalıştayında Hükümet adına S. Bakan konuşuyor, ‘’1400 yıllık meseleyi birkaç çalıştayla çözecek de değiliz ya, diyor. Allah aşkına, S.Bakan, neyi çözeceksiniz? Dediğiniz 1400 yıldır aleviler ‘’yasaklara rağmen aleviliklerini alevice yaşadı ve bundan sonra da yaşamakta kararlılar. Ortada bir mesele var da sizin çözmeniz mi bekleniyor? Hayır, Siz bir yandan demokratik açılımdan söz ederken, diğer bir yandan ‘’bulunduğunuz konumunuzla’’ insanın en doğal hakkı ‘’inanç özgürlüğüne’’ gölge etmiş olmuyor musunuz? Hekimhan da yaşananla ilgili merak ettiğim başak bir şey daha var. O yörede bu olay duyulduğunda aydın ‘’Sünni bir yandaş’’ gidip te yörenin mülkiye amirine ‘’efendim bu tip aşağılayıcı davranışlar bize yakışmıyor, aleviler bizim hem din kardeşimiz ve hem de yan yana yüz yüze bu memleketin ortak evlatlarıyız, diyebilmeliydi… Bu memlekette huzuru seven ve isteyen herkes, inancı ve ibadet şekli nasıl olursa olsun, hele de ‘’72 millete bir bak öğretisiyle işlenmiş, hiç ahret kaygısı ve korkusu olmayan, Benim Kabam insandır diyen, Alevi inancının’’ varlığı bu ülke de bir şans eseridir… Asıl ilkel önü karanlık beyinlerin arındırılması için, ivedilikle yerel ve genel yönetimlerin başlıca görevleri olmalıdır. ‘’İnsan önce insandır’’, görüşümü dost sitelerde yazıp paylaşmaya çalışmıştım. Yalınız Ülke değil, tüm dünya bu ‘’kökten dinci ve ırkçı’’ zihniyetten ‘’İnsan ve dostluk adına’’ arındırılmalıdır diye düşünüyorum.

Saygılarımla.

 

Yorum Yap


Security code
Kodu Yenile