| Sistem Terbiye Edilmelidir |
|
|
|
| Köşe Yazarlarımız - Alirıza Uğurlu | |||
|
Dünya da yada bir ülkede, su sorunu, iş aş sorunu, sağlık sorunu, eğitim sorunu gibi çözüm isteyen olamazsa olmazlardan söz ediliyor ise, sistem terbiye edilmemiş demektir Çok partili parlamentomuz var diyenler, birini al diğerine vur. Hele de 12 Eylül dikta askeri rejim ve onların hazırlayıp dayattığı Anayasa ile arka arkaya iktidarlar değişmiş olsa da, davul aynı davul Bir ülkede, kadrolaşmayla Devletin tüm kurumları tek elde taraflı işletiliyorsa, Vakıflar, dergahlar, halkın belli bir kesimini yanlarına çekmiş, Devletin önemli yerlerinde illegal örgütlenmeler, gizli mafya ve eylemleri, yargı da kuşatılmış ise, sakın ha orada anayasal Laik, Demokratik bir Hukuk Devletiyiz demesin kimse, yada gülüp geçerler sizi Şimdiyse tüm insanlar, şapkayı dizine koyup, kurum kapılarında işsiziz aşsızız diyenlerin hallerine kulak asmalı ve düşünmelidirler. Sistemin yüzü çoktandır göründü. Dünyanın Babası oynayan ABD dünyayı iliğinden sömürmekteyken bile kabuzdan krizden sallanmaya başladı. Peki ya onun kuyrukçuluğunu yapan ötekiler? Onlar da kusura bakmasınlar, kendileri etti ve kendileri de çekecek elbette ki Bu gün 27 Mayıs 1960 devrimleri birileri tarafından alabildiğine kınanacaktır. Ne olurdu o üç politikacı hatalarına rağmen idam edilmeseydi. İdamın adını duymaktan bile rahatsız olurum. Ancak; o günden günümüze o insanları ipe götüren yanlışların hangisinden dönüldü? Emperyalizme aralanan kapıları inadına sonuna kadar da açtılar. Arka arkaya muhtıralar darbelerden alalım da, geriye doğru atılan adımların önünü kesmek için Parti kapatma ve o nedenle açılan ilgili davalar ve durdurmalar falan. Peki, bağımsızlık savaşçıları ne için aynı ipe götürülüp idam edildi ki? Yetmiş kusur milyon yurttaş adına yola çıkan üç fidan asıldığında ne kazandı bu ülke? Ben şunu söylemek istiyorum; İnsanları ipe çekeceklerine kendileri insanlaşsalar!!! Geriye doğru politika adına yaşanan tüm yanlışları diye diye dilimizde tüvler bitti. Ülkenin Dünyayla beraber karşı karşıya olduğu onca çözüm bekleyen sorunları var ki, ancak; inanları toparlayıp arkasına alarak çözüm üretecek kimse çıkmıyor. Bazı yazılarımın altına bir de şiirimi kor onunla sözümü bağlamış olduğumu sanıyorum.
ADAM OLMADAN Şuna bakın derim, günün sultanı Duya duydum, kalleş Allah´cı olmuş Yağmur ile, duman ile gün ile Kimi hava atar, çuha don ile Dılo dağlar dılo, adam olmadan 10.06.04, yazdığım EL ARANIYOR Kitabımdan. Saygılarımla.
|





