| Al Başına Belayı |
|
|
|
| Köşe Yazarlarımız - Alirıza Uğurlu | |||
|
İnsanoğlu çiğ süt emmiş derler ya. Aslında sütün çiğ ya da pişmişini bırakalım da ne demek istediğime gelelim.Ömrümün 40 yılı doğup büyüdüğüm yerden uzaklarda hanı gurbet derler ya çok insanlar gibi daha da uzaklarda diyarı gurbette geçti. Her şeyin kapıp kaçırıldığı dünyada uyanıklar biz zavallıları da paylayıp paylaştı ve alıp kullandılar. Milli ve dini mayalarla mayalanmış beyinlerimizle birilerinin elinde malzeme olup kaldık. Anlaşılan o ki, kurtulmaktan yana hiç de niyetli değiliz. Anlaşılan bu böyle bir zaman daha devam edecek gibi Doğunun dağılmasıyla adını yeni dünya koyup sonuna kadar sistemleriyle kendilerini garanti de düşünenlerin hatırı var olsun saygınlıkları sürüp gitmekte İşte şikayetim de bu olmalı ki, doğup büyüdüğümüz topraklarda köy kent her neyse, insanın yaşamı için son yy da bile hesap kitap akılların ucundan bile geçmedi. Uluslar arası çıkar ilişkilerine malzeme olduk, emeği tek kar için kullanan bir avuç içi kirlilere kafa tutma cesaretini sandıklarda gizli oylarımızla bile gösteremiyoruz İlkel çağlarda insanlar özgürce bulabildikleri ile yetinip yaşamını sürdürürmüş. O çağları atladık, şimdiyse aklımız yete gözümüz baka bizleri yalvarttırıp iş aş dedirttiriyorlar. Her gün şu kadar insan daha işten çıkarıldı, iş kurumunun önünde eli kolu bağlı yardıma yazılmak için kuyruklara sokulmaya çalışmakta. Bazıları kanatları ıslanmış av kuşu gibi sınırlardan, bayraktan, ulusalcılıktan, dinden, kökten der dururlar. Öyleyken; palazlanma çabalarına soyunmuş sermayenin bunlarla ne ilgisi ne de sorunu var, her yer onların herkes bir. Asıl sorun emeğini pazarlayıp satmak için de el ayak öptürmeye çalıştıkları emekçilerin karın doyurma kaygılarıdır. Onlara teslim olmak bununla da kalmadı, onların kazanımları için biz ötekilere silah verdiler, kaderi biz gibileri vurduk vurulduk. Adına savaş derler ya, ölen şehit cennete, öldürenlerin çıkarcılar hesabına kahraman deyip sırtı sıvazlandı. Öbür tarafta da aynıdır bu Veysel Babanın bir eserinde geçer. Dava insanlık davası şu anda dava da kavga da yaşamı emeğine dayalı insanların yaşam kaygıları bitip tükenmek bilmiyor. Bu bunalımları yaratmakta asıl amaç bu büyük insan yığınlarının midelerini boş sırtları yamalı kalmalıdır. Korkarlar, insan üstü yaşamalarına kafa tutan birileri çıkabilir, o korkuyla yatar kalktıkların da korktukları o büyük kitleyi nereye sıkıştıralım der o hesapları yaparlar. Altı mühürlenen yeni düzen de seçimler gelir meydanlar çalkalanır, sen git de ben oturayım suyun başında, der biri kalır ya da diğeri getirilir, ondan sonra da hadi Al başına belayı olur El Aranıyor. Kitabımdan bir şiirimle sözü bağlayalım diyorum
ŞAŞIRMAYASIN Yiyip içme, sakın görür kızarlar Aldığın nefesi, say derler ise Ali Rızam, eyvah neler olacak Saygılarımla.
|





