Derviş Muhammed PDF Yazdır e-Posta
Köşe Yazarlarımız - Alirıza Uğurlu
Arguvan İsaköyüde 18 yy da yaşamış sanat adamlarından Derviş Muhammedi tanıtmaya çalışacağız. 1071, Oğuzların Anadolu ya girmesiyle dağılıp yer bulma ve köyleşme çabaları bir (500) yıl sürer. Köyleşme olayı diyorum. Çünkü, oğuz Türkmenlerini şehir kent ve benzeri yerlere ne Selçuklular ve ne de Osmanlı lar bırakmadılar. Tabi, onlar da bir yerler bulup konup yer edinip kalacaklardı. Bunlardan Oğuzların Boz Oklar kolundan ayrılan büyük bir bölüm Beğ Dililer Sivas-Tokat-Çorum- Malatya gibi yörelerde buldukları boş yerlere Dağ Bayır yada eski toplulukların bıraktığı yerlerde köşe bucak demeyip, konup köyleşir kalırlar. Bu yer edinmelerden söz ederken, asıl gelmek istediğim nokta yer ve kökeni Ortasya ya uzanan küçük bir kent, Arguvan, 1560 Kanuni Tahrir kayıtlarında görüldüğü gibi, bu günüyle de, mezralar hariç, (46) köy olarak varlığı bilinmektedir. Arguvan, kendine has özellikleriyle, yeniliklere açık olduğu gibi, kültüründe, süregelen aşıklık Ozanlık geleneği de o köke dayanır ve sürüp gitmektedir. Bunların bu günkü sayılarını verebiliriz, ancak gün be gün artan bu sayıları takip etme o kadar da kolay olmasa gerek. Çünkü orası Arguvan... Öyle olunca, öncelikle, kendi geçmişlerinden aldıkları bayrağı elden ele günümüze dek uzatan üç büyüklerin yaşamına söz başında değindiğimiz gibi sırasıyla yer vermek istedik, bunlardan Tasavvuf yanıyla da bilinen büyük usta Derviş Muhammed Derviş Muhammed aslen 1755 Arguvan İsaköyü doğumlu olup Kelkük Türkmenlerinden Seyit Hüseyinin oğlu olur. Seyit Hüseyin ünü tüm alevi dünyasına yayılan H. Bektaş dergahına sık sık gelir ve her gelişinde İsaköyüde misafir olur. İsaköyü de taliplerinin içinde sık sık bulunan seyit soyundan akrabası Derviş Alide oradadır. Her ikisinin de, İmam Musa Kazım soyundan seyit oldukları söylenir. İsaköyüde misafir olmasının asıl nedeni de o olmalıdır diye düşünüyoruz. Derviş Ali Baskile bağlı Dabanbük köyünden Süleyman Dedenin oğlu, Teslim Abdalın da torunu olur. Ozanlık geleneği de o kökle sürüp günümüze kadar da gelir. (Derviş Ali )nin, o tarihlerde, İsaköyünün dışında ( Gümüşlü- Kışla- Doydum) bu köylerde de taliplerinin olduğu ve uğrayıp oralarda da Alevi yol hizmeti icra ettiği bilinir. Zaman zaman İsaköyü lerle tanışıp ve onlara ısınan Seyit Hüseyin köy ileri gelenlerinin ve Derviş Alinin de isteği üzere, Fatma isminde Avşar kızı ile evlendirilir. Bu evlilikten 1755 de Derviş Muhammed dünyaya gelir. Derviş Muhammed daha küçük yaşta iken babası vefat eder, Babası Seyit Hüseyin ve annesi Avşar kızı Fatma nerde ve ne zaman vefat etti, bu konuda bir bilgiye ulaşamadık. Derviş Muhammed babasını kaybettikten sonra kendisi de baba vatanı Kelküke ve oradan da Kerbelaya gidip geldiğini büyüklerimizden dinler duyardık. O yolculuğunu bir beyitiyle şöyle anlatır.

Gönül arz eyledi kendi hanemden
Gönül kalk gidelim Hüseyne doğru
Hüseyne gitmeyi niyet eyledim
Gönül kalk gidelim Hüseyne doğru

Gemiyi geçince handa yatalım
Gam ile kederi orda atalım
Bir gerçeğin eteğinden tutalım
Gönül kalk gidelim Hüseyne doğru

Düzgün Baba derler yolun sağında
Uğradı yolumuz Bürhan dağına
Argızı da Diyarbakır önünde
Gönül kalk gidelim Hüseyne doğru

Kelkükün şehrinde garip eğlenir
Aşkı olan yanıp yanıp dağlanır
Zeynel Abidinde işler sağlanır
Gönül kalk gidelim Hüseyn e doğru

Su Musulun şeherine varalım
Erenlerin divanına duralım
Güzel hüseyine yüzler sürelim
Gönül kalk gidelim Hüseyne doğru

Derviş Mumammedim böyle söyledi
Yaktı ciğerlerin büryan eyledi
Hüseyne gitmeye niyet eyledi
Gönül kalk gidelim Hüseyn e doğru

Derviş Muhammed,in 11 kıtadan oluşan bu deyişinden 5 kıtasını aldık, Kerbelaya gidip geldiği bu deyişinden de anlaşılacaktır, tüm beyitlerini Derviş Muhammed`im olarak yazıp okumuş ve günümüze dek de tüm eserleri Derviş Muhammed, mahlası ile çalınıp okunmaktadır. Derviş Muhammed doğduğu İsaköyü de çocuk sayılacak yaşlarda Derviş Aliden saz ve sürek eğitimi alır. Yine bir beytinin son kıtasında şöyle der
.

Derviş Muhammedim yolundan kalmaz
Mirayı olanlar bu sırra ermez
Harici gerçeğin izini sürmez
Kırkların sürdüğü yolum var benim

Babası Seyit Hüseyin, Anzahar´lı Gani Baba´ nın Babası Kamber Ağa ile H.Bektaşda dost olduğu gibi, kendisi de, aynı dergahta, Kamber Ağa ile yola süreğe bağlı gönül birliğine varır. Derviş Muhammed, Kamber Ağa´nın vefatından sonra Kamber Ağanın köyü Anzahara Derviş Alinin görüşlerini alarak gider ve ona bağlı olan taliplere Bektaşi yol ve süreği ile ilgili hizmet sunar. Derviş Farsça bir kelimedir. Bir tarikata girmiş, onun kurallarını törelerini benimsemiş kimse demektir. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş, her şeyi hoşgörüyle karşılayan, alçak gönüllü, uysal sakin adam Sufi mutasavvuf
yol ve sürek mensubu olanlara denir. Mütavazi, arif, kanatkâr ve rahat düşünceli kimseler. Derviş Muhammed bu vasıflara haiz ve H.B. Dergahtan eğitimli olarak ayrılır. Dergahtan alınan yazılı belgeye Barat da denir.Derviş Muhammedim o hatem sende Özür kusur günah cümlesi bende Kesik baş yalvarır geldi önünde Aman Mürvet arz eyledi halini Derviş Muhammed sunduğu güzel hizmetlerden dolayı da, bir çok etraf köylerde talipler edinir ve o talip ve sevenlerince günümüzde de, Derviş Muhammede manen bağlılık devam eder. Derviş Muhammed´in Mezarı da Anzaharda Kamber Ağanın türbesi içindedir. 150 nin üzerinde deyişleri günümüze aktarılmış ve bir kısmı da, bazı sanatçılar tarafından okunmaktadır. Derviş Muhammed,in yaşamından (Oğuzların Uzantısı Arguvan ın İsaköyü) kitabımda bahsetmiştim. Gününün değerli ozanı, henüz genç yaştayken 15 yaşlarında İsaköyü de Derviş Aliden saz ve sürek hakkında eğitim ve bilgi aldıktan sonra, Kerbelaya ve baba yurdu Kelküke gidip gelir ve diğer zamanını yukarda da bahsettiğimiz gibi H. Bektaş da dergahta sürdürür ve Divriği Anzaharda, Kamber Ağanın Türbesinde bir hizmet ehli olarak yaşamını noktalar.Gelecek sayıda başka bir ünlü ozanımız tanıtmaya çalışacağız

ALİ RIZA UĞURLU Dünden Bugüne Oğuzların Uzantısı Arguvanın İsaköyü

 

Yorum Yap


Security code
Kodu Yenile