|
Köşe Yazarlarımız -
Alirıza Uğurlu
|
|
Gerilere dönüp şöyle arkamıza bir baktığımızda, Türkiyede Cumhuriyetin ilanından hemen sonra, 1946 dan itibaren bir avuç vurguncu adına, ülke ekonomisi, değişen iktidarlar aracılığıyla sırtlanıp emperyalizmin kucağına kondu. Bu süreç inkar edilemez. Şu sıralarda Türkiyenin de, içinde bulunduğu tüm dünya tekelleri hep birlikte KRİZ denen sert kayaya gelip tosladı. Şimdiyse; işbirlikçiler onu da aşıp yollarına yürümek için Davosda bir aradalar. 28 Ocak 2009. Bu tarih çok önemli olsa gerek Sermayenin tek yanlı çıkar politikalarının arkasında sürüklenen, emeğiyle geçinen yani yaşamı emeğine dayalı olan emekçiler, yada temsilcilerinin, bu fırsatta kafalarında bazı soru işaretleri oluşur olabilir mi? Acaba Peki; Davosda Tüm Dünyada batağa batırılmış ekonomik soruna asıl suçlu mu aranacak? Hayır; çünkü asıl suçlular 41 ülkeyi temsilen sistemlerinin önünü açmak için bence oradakilerdir. Şu işi aşı pay edin, diyecek o canı yanan sosyal yığınların temsilcileri de aralarında yok zaten. Kaderlerini onların kara vicdanlarına terk eden kesimdeki şimdiye kadar olan sessizlik açık bir dille söylüyorum bu gidişata ışık tutmuştur Şu birkaç aydır memur, işçi, esnaf, köylü, emekli, dar gelirli herkes, sömürücü sistemin şamarını alabildiğine yedi. Bu işin öncü sorumlusu olarak bilinen Amerika yeni bir başkan seçti. Barack Huseyin OBAMA . Herkes onu bir kurtarıcı olarak seçip koltuğuna tam kadro oturttu bile Bundan önceki Obama ile ilgili değerlendirmemde demiştim. Şimdi tüm dikkatler S. Barack Huseyin Obamada Davos buluşmasına dönecek olursak, bir yıl önce Davos toplantısında olanlardan bazılarının bu ara iflas etmesi nedeniyle bu toplantıya katılmadıkları medya aracılığıyla duyuruldu.
Halı hazırda kimler orada hazır ve nazır?
- Bu dünya benim diyen tek eller - Onlara maşa görevi üstlenen siyasi amadeler - Basın Medya, bu işte uzmanım diyebilen filanlar
Korku da var mıdır, o salonlarda? Evet; belki de geceleri iki kirpiklerini bir araya getiremeyen Dünya benim diyebilenler, kahvaltılarda masalarına pahalı deniz ürünleri koydurtmayıp israftan kaçar gibi görünenler. Sinsice tüm Dünyaya aslında bu şovlarla görünmek de, korkunun ta kendisidir. Onlar hep kazansalar da, ömrü billah korkuyla yattı ve korkuyla da kalktılar. -Peki nedir, kimden ve niçin o korku? Ola ki, tüm Dünyada arada aç koyup ellerine baktırdıkları sosyal sınıf çekilin aradan, artık yetti diyebilir Aslında; bu çöküş savaş ve sömürünün çöküşü olmalıdır, yepyeni insancıl bir dünya düzeninin kurulması için geç bile kalındı Bu Davos toplantısında Yukarda açıklamaya çalıştım, orada hazır olan tekellerin kendi önlerini açma yolları aranacaktır. Öyleyken; Barış, huzur dan yana olan her fert, şu anda başını kaldırıp konuşmalıdır. İş paylaşılsın, aş yeteri kadar var!
Saygılarımla.
|