|
Yeni 2009 yılı herkese kutlu ve mutluluklar dolu bir yıl olsun dileklerimle |
|
|
|
|
Köşe Yazarlarımız -
Alirıza Uğurlu
|
|
Yeni 2009 yılının en içten dileklerimle tüm Dünya da hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dost ve sevgili güzel insanlar, kavga, savaş, terör, soygun, sömürüye 2009 da yeter artık diyebilecek miyiz? Gidişi oldu da gelişi olmayasıca bir kötü yıldan daha yakayı sıyırabildik. Hani hep deriz ya; yıl kötüydü, yıl hayırsızdı falan, eskiden bu gibi sözler en çok da köylerde kullanılırdı, köylüler yıl kurak gittiğinde ekinleri olmaz kıtlık oldu, bu yıl kötü bir yıldı der gelecekten dua eder bereket beklerlerdi O dönemlerde Devlet halk ilişkilerinde sosyal dayanışma akla bile gelmezdi. Şimdi ise, devletin ne olduğunu köylü de kentli de az çok anladı. Devlet ne yapıp yapacak, etekten kesip sırta yamayacak. Öyleyken; 2009 yılını hep birlikte kutlayıp yine de hayırlar diledik. Ancak; Dünya da ve ülkemizde yılın ekonomik açıdan pek de parlak bir yıl olamayacağı kendini gösterdi. Daha kötüsü; etrafımızda savaş belası ve çığlıklar bir türlü bitip durmak bilmiyor. İsrail canavarına ne denilecekse denilmelidir. İnsanlar eskiden olduğu gibi her şeyi Tanrıdan bilmiyor, bu tip oyunların nedeni ve sebebi herkes tarafından gayet iyi bilinmekte. Nedir ve niye yani, bu dünya insanlarına bu kötülükler hele de şu çağda reva görülüyor ki? Acımasızca insan insanı öldürüyor, İnsan kanı akıtılıyor ve her şeyiyle yok ediliyorlar. Yıllardır Amerikan Emperyalizmi uyguladığı katliamlar yetmezmiş gibi, tüm Dünyaya bir de ekonomik kriz ilan etti.Kıt kanaat çalışıp geçinen milyonlarca insanın iş yerleri kapatılıyor, sokağa atılıyorlar, bunların sayıları gün gectikçe de artmaktadır.Başı boş halktan kopuk sorumsuz sistemcilerin bu olanlar umurlarında bile değil. Hele de Ülkemiz Türkiyede, yoksulluğa terk edilen hatta edilecek onca insanlar aş iş dedikçe kolluk güçleri tarafından sokaklarda itilip kakılıp dövülüyorlar. Vurguncu, soyguncu gibi fırsatçıların keyfine dokunulmuyor -yargı yolundan çıktı - Mecliste yumruklar konuşuyor - Kurumlar ve yöresel idareler tamamen merkezi çoğunluğa sırt dayamış, halka zam üstüne zam dayatılıyor, sosyal kesime yüklendikçe yüklenmekteler. Yargı, yasama ve yürütme, halklar üzerinde tam bir baskı unsuru olmuş. Belli bir çoğunluğun açlığa varıncaya dek sıkıntıları hiç de önemsenmemekte. İktidar İMF den borç alarak açıklarını kapatıp ömrünü uzatmak için, gelen her teklife kucak açmakta. Türkiyenin anayasal bir hukuk devleti olduğunu nasıl söyleyebiliriz? Bu gün gırtlağına kadar içte ve dışta borca saplanmış, ülke insanları bu durum karşısında 2009 dan ne bekleyebilir ki? Durumlar başlı başına bir merak konusu. Sistem bir kirli yüzünü daha gördük Dünya nın tanık olduğu K.Maraş katliamını Rahmetli Hırand DİNG e yüklemek gibi ağır bir iftira Devletin resmi yayın kurumu aracılığıyla kainata anlatılabiliyor. Hadi deyin ki, bu ülke Anayasasında Md 2 de olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.Tüm bu oldu bittiler karşısında, Anayasadaki 2, Md, ye göre yemin ederek parlamento çatısı altında toplanmış vekillerimiz var diyeceksiniz. 12 Eylül 80 faşizminin devrettiği zorbalığın günümüze dek kılına bile dokunulmadı. Bu ara, kaç genel ve yerel seçim yaşanmış ise de her oluşan meclis Anayasa da 2. Md,ye göre yemin edip de göreve başlamıştı. O yeminler seçilenlerin geleceğini garanti etmekten öteye, ne yaptılar? Ülke hep geriye gitti. Halkın durumu ortada.Peki şimdi geleceğe nasıl bir gözle bakabilmeliyiz? Ya da, hemen, bir adım öteyi görebiliyor muyuz? Her şeye rağmen, geleceğe güvenle, umutla yeni bir yıla ayak attık. Öyleyken; Dünya da birlikte yaşadığımız tüm güzel insanların 2009 yılını güzelliklerle dopdolu bir yıl olması dileğimle yürekten kutluyorum Saygı sevgi ve muhabbetlerimle.
|