| Teslim Abdal |
|
|
|
| Ozanlar ve Aşıklar | |||
|
HAYATI Tanrı insanla görünür, İnsan yüzünde yazılı bir kuran vardır der, TESLİM ABDAL Gel ha gönül havalanma Engin ol gönül engin ol Dünya malına aldanma Engin ol gönül engin ol Bu Dünyanın hali böyle Yavan yahşi geçer şöyle Söyle isen engin söyle Engin ol gönül engin ol Teslim Abdal sözüm haktır Sözümün yalanı yoktur Engin söyle büyüklüktür Engin ol gönül engin ol Çağının büyük ozanı, Tabanbüklü TESLİM ABDAL konuyu kaleme alanlar tarafından birileri ile karıştırılmış ve bu eserlerin hangi Teslim Abdala ait olduğu da boşlukta bırakılmış. DENİZLİ- ÇORUM- KONYA- Buralarda benzer isimler ve onlara ait yatırlardan bahsedilir. Avrupa Alevi Akademisinin 1998 de çıkardığı ALEVİLİK ARAŞTIRMALARI kitapta da bu eserlerin kime ait olduğu karanlıkta bırakılmış. Doç.Dr.Bedri Noyan, Mehmet Eröz, Mehmet Özbek, A.Celalettin Ulusoy , Besim Atalay, İsmet Zeki Eyiboğlu, Prof.Dr. Şükrü Elçin, M.Teyfik Oytan, Sabri Koz gibi bir çok araştırmacı yazılarında ve yapıtlarında Teslim Abdaldan söz etmelerine ve şiirlerinden örnekler yayınlamalarına karşın derinlemesine bir çalışmaya giremedikleri anlaşılmakta. S. Gölpınarlı da araştırmalarında bu konuyu karanlıkta bırakmış. Öyleyken, bu güzel sözlerin sahibi Teslim ABDAL Tabanbüklü dedeler kendi köylerinde türbesi bulunan büyük dedeleri olduğu konusunda iddialılar. Hey erenler zaman azdı Bu dünya karışır oldu Tilki aslana kuyu kazdı Ha edip erişir oldu Oğuldur atanın hızı Dinlenmiyor ulu sözü Altı aylık olmayan kuzu Koç ile vuruşur oldu Ata sözü tutmaz uşak Deve yerin gözler köşük Küllükte tepinen eşek At ile yarışır oldu Palaz üstünde yatmayan Dudağı yala batmayan Porsuk ardından gitmeyen Ceylana erişir oldu Teslim Abdal zaman azgın Evlat babasından bezgin Kokmuş leşe konan guzgun Turnayla yarışır oldu Ben bu beyti Kalender Abdal oğlu 1719 yılında dünyadan göçen Baskil Dabanbüklü Teslim ABDAL torunlarından merhum Teko Hüseyin Tosun Dededen almıştım. Aslında Teslim ABDAL mahlası ile dilden dile dolaşan bu eserlerin asıl sahibi Dabanbük lü Teslim ABDAL dır ve bizim ceddimizdir, diyen Tabanbük lü Ali GÖKTÜRK DEDE soy secerelerini Derviş ALİye kadar şöyle sıralar.Şeyh Hasan- Şeyh Ahmet- Şeyh Haşim-Kalender Abdal-Teslim Abdal- Derviş Muhammet-Süleyman Dede- Derviş Ali, der ve bizimle de devam eder der. Bunlar Teslim Abdal dahil hepsi dedelik zakirlik ve ozanlık geleneğini birlikte sürdürmüştür, diyen Ali Dede İsimler içinde adı geçenlerin türbe ve mezarları yapılı ve günlük bakımını yapan ve gerektiğinde ziyarete açık tutanlar da aynı soydan olan bizleriz der. Bu zatlara ait genellikle de Teslim Abdal Ve Torunu Derviş Alinin dilde dolaşan eserlerinin dışında daha duyulmamış bir çok eserlerini kağıt üzerinde sakladıklarını ve ezberlerinde de tuttukları çok sayıda beyitten söz eder. Seherde uğradım bülbül sesine Bülbül ağlar ağlar güle getirir Bakın şu feleğin ihmal işine O da cefasını kula getiri Debreştirmen beni dertlerim tamam Muhabbet şirindir vermiyor aman Üstümüzde döner çark ile devran Devran bizi halden hale getirir Derviş Alim eydir nefesim haktır Hak diyen canlara şek şüphem yoktur Cehennem diyorlar dal odun yoktur Herkes ateşini burdan götürür Ve Nefes harç eyleyip salma araya Bir haddin bilmeze bildiremezsin Müşteri olmadan gelip geçene Gel al deme ile aldıramazsın Ne güzel kapıdır görünen kapı Ordan gelir geçer kulların hepi Emek sarf eyleme yapaman yapı Kumdan duvar örme kaldıramazsın Derviş Alim derki koyman haini Hain beğenmiştir kendi huyunu Dibi delik kaba hak kın suyunu Taşıyıp yorulma dolduramazsın Benim de bizzat Tabanbük lü Teko Hüseyin Dededen sık sık dinlediğim ve ezberim de olan hatta bir çok sanatçının taş pilaklara Derviş Ali mahlasıyla okuduğu bu iki beytin Teslim ABDALın torunu Derviş Aliye ait olduğu bilinir. Meclisinde sık sık bulunduğum Teko HÜSEYİN Dede Derviş Alinin yaşamı konu olduğunda ona bağlı olarak bu beyitleri çalar ve okurdu. Bu beyitleri Derviş Aliye ait olduğuna hayatta olan soy sülale de iddialıdır. Ali GÖKTÜRK Dede, biz ve köyümüz su kıyısında tenhada kaldığımız için bu zatları tanıtmakta geç kaldık, o nedenle başkalarıyla karıştırılıyor, der. Bu sülalenin, Anadoluya gelen iki ehlibeyt kolundan biri olan İmam MUSA KAZIM kolundan oldukları bilinir. Öyleyken, bunlar İmam Musa Kazım soyundan seyit olmakla birlikte, ozanlık zakirlik geleneğini geçmişte olduğu gibi günümüzde de devam ettirmekteler. Örneğin, Kul Mustafam, mahlasıyla çalıp okuyan Mustafa TOSUN ve kardeşleri de mesleği ustaca sürdürmekteler.Şeyh Hasan Bayat Türkmenler´in boy beyi olarak Baskile bağlı yeni adı Tabanbük olan Şeyhasan Köyüne adını veren kişidir. Bunlar Suriye ve İrak üzerinden ilk olarak buraya gelmişler.Bir başka söylentiye göre, Halep´ten Maraş, Akçadağ yoluyla Fırat kenarına gelip Baskil Şeyh Hasan Köyüne yerleşip yarı özerk bir de beylik kurmuşlar. Şey Hasan, Şeyh Hasana da bir zaviye türbe kurarak kardeşi Şeyh Ahmeti görevli kılmış. O zamanki Malatya Meliki, Şeyh Hasan´ı sınırları korumakla görevlendirmiş, topluluk yöreye yerleşmiş. Selçuklu sultanı İzzettin Keykavus kardeşi Aladdin Keykubad´ı Muşar kalesine haps eder, Şeyh Hasan´ı kalabend olarak atar. Aladdin Keykubad tahta geçtikten sonra kız kardeşi Göher´i şeyh Hasan´nın kardeşi Şeyh Ahmet Dede ile evlendirir. Şeyh Hasan dostluk kurduğu Aladdin Keykubad´la Antalya taraflarının fetine katılmış. Bu hizmetleri karşılığı kendisine Arapkir Onar Köyü arazisi verilir. Arazi Şeyh Hasan zaviyesine kayıt edilir. Şeyh Hasan daha sonra, Arapkir subaşlığına atanmış. Hezenek ve Oğuzlar adlı yerlere ordugah kurmuş, Arapkir´de bir kulliye yaptırmış. (1156-1276) 120 yaşında ölmüş. Türbesi de ONAR dadır. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Kulliyeyi Şeyh Hasan soyundan alarak Arapkir´ li Kestanzade ailesine vermiş. Osmanlı´lar 1694 te kulliye yanına bir minare yaptırır Kulliye camiye dönüştürülür. Cafer Paşa Camisi Cafer paşa, Arapkir eşrafından Sabri oğullarından denilmekte. Tenim gümrah oldu canım sıkıldı Yağdırma başıma kar Teslim Abdal Canım geldi cesedime tıkıldı Bu zayıf halimi gör Teslim Abdal Er işidir çifte kantar götürmek Veli işidir kulun işin bitirmek Her nerde görüldü kulluk yetirmek Ustada erince car Teslim Abdal Derviş Alim eydir güldür kokunca Düzenimiz uvat ola bakınca Herkes yavrusuna sahip çıkınca Bizi sen peşine sar Teslim Abdal Bu beyitle Derviş Ali kendisinden 52 yıl önce vefat eden dedesi Teslim Abdala sesler.Teslim Abdal yine bir beytinde şöyle der: Seherde bir bağa girdim Ne bağ duydu ne bağbancı Bağın güllerini derdim Ne bağ duydu ne bağbancı Bağın kapısını açtım Açtım da içeri geçtim Yar ile tenha buluştum Ne bağ duydu ne bağbancı Seherin bülbülü öttü Öttü de murada yetti Teslim Abdal yükün tuttu Ne bağ duydu ne bağbancı Bu beyti Aşık İsmail Daimi 60 lı yılların sonunda 45 lik pilağa okumuştu.Tabanbüklü Şeyh Ahmetin torunlarından olan Telsim Abdalın bugüne kadar eserleri dedeler ve zakirler dilinde söylenerek günümüze ulaştırılmıştır. Aydın edebiyatçılarımızdan Ergün Atilla-Cahit Öztelli birbirini tamamlayıcı bilgilerle Teslim Abdalın şiirleri ve hayatı hakkında açıklamalarda bulunmaktalar. Tabanbüklü Teslim Abdal aşıklığı olduğu gibi yanı sıra dedeliği ve Anadolunun bir çok yerinde görgü cemlerinde de bulunmuştur derler. Tabanbük köyündeki Teslim Abdalın mezar taşında 1617-1719 yıllarında Şeyh Hasan yeni adı Tabanbükte yaşadığı kesin olarak bir çok kaynakta görüldüğü gibi, türbesi de oradadır. Dillerde dolaşan bazı eserlerde olduğu gibi, yine bir beytinde büyük dedesi Şeyh Ahmet Dedeyi ziyaret eyleyin der. Dinleyin bu nefesi habl-ül veridir İn ziyaret eyle Şeyh Ahmet Dedeyi Kırkların içinde server-i velidir İn ziyaret eyle Şeyh Ahmet Dedeyi Kardeşi Şeyh Hasan adı söylensin Bahr-iyle Ummanları boylansın Yüzün gören Beytullahı neylesin İn ziyaret eyle Şeyh Ahmet Dedeyi Daim batından görülür yüzün Yusuf ile bile yorulur düşün On iki İmamların serçeşme başın İn ziyaret eyle Şeyh Ahmet dedeyi Şeyh Ahmet adındır Tavil-i mahlasın Şahı Merdan Musa Kazım Abbas neslisin Hace Ahmet Yesevi Rum halifesisin İn ziyaret eyle Şeyh Ahmet dedeyi Kaynak: Öztelli- Bektaşi Gülleri S.370 İbrahim Aslanoğlu: Söz Mülkünün Sultanları (Can Yoksul) Ali Haydar Avcı)nen Alevilik araştırmaları Yine Tabanbüklü dedelerin cem ve cemaatlerde okudukları Deyiş-Nefes-Tevhit- Duazlar arasında sık sık okunan Teslim ABDALın bir demesi. Bir muradım var ola İmam Hüseyin aşkına Canımız kurban bu yola İmam Hüseyin Aşkına Hakk nasip eylese varsam Dergahına yüzler sürsem Canımı tercüman versem İmam Hüseyin aşkına Fehm eyledik fehmimizi İkrar verdik serimizi Yüzdürelim derimizi İmam Hüseyin aşkına Gerçekler kavlünü güder Hırsa nefse olmaz heder Verilen boşa mı gide İmam Hüseyin aşkına Teslim Abdal Eydir gavil Sekiz yıl haneden ayrıl Bir aç doyur çıplak geydir İmam Hüseyin aşkına Halk ozanı İhsan ÖZTÜRK Teslim ABDAL la ilgili yaptığı araştırmalarda dilde dolaşan eserlerin Şeyh Hasan Tabanbük lü Teslim ABDALa ait olduğu konusunda kesin görüş belirtir. TESLİM ABDAL yine bir beytin de şöyle der : Teslim Abdal şal şalının kumaşı Deryadan denizden akıtır coşu Doksan bin Horasan erinin başı Fırat kenarında Şeyh Ahmet Dedem Elbetteki, Denizli de ki Teslim SULTAN ve Çorum ve Konya da ki Teslim ABDAL lar her üçü de bu gibi meziyet sahibi er kişiler olabilirler.Ancak, doğup yaşadığı yörelerle ilgili yazdığı sözlerden de anlaşılacağı gibi, edebiyatımızda önemli yer alan onca eserin sahibi Teslim Abdalın Tabanbüklü Teslim ABDAL olduğu şüphe götürmese gerek. Sabah sabah hırlaşırlar Bize taş atıp ürenler Eşek gibi zırlaşırlar Bize taş atıp ürenler Dağ başında geyik ola Yazı kışı soğuk ola Eğri Büke tavuk ola Bize taş atıp ürenler Bir gelişte puta döne Ters nallanmış ata döne Koca uyuz ite döne Bize taş atıp ürenler Ele güne uşak ola Karıncaya kuşak ola Berete ye eşek ola Biz taş atıp ürenler Teslim Abdal der oğmaya Dünya da yüzü gülmeye Ahrette iman bulmaya Bize taş atıp ürenler -ALİ RIZA UĞURLU-
|










